Sonraki Hamleyi Beklemek

Tahtaya koyulan taşlardı bütün hikâye. Birer taştan ibaret her bir adım. Birbiri ardına duraksamadan gelen; bazen de takılıp düşer gibi olan... Her adımla gelen haberlerdir hayat. Bir sonraki hamleyi beklemekle geçer her ömür. En son hamle oynanmadan terk edenler olsa bile...

En zor olan beklemektir hamleyi, oynamakta ne var ki? Haydi, şimdi sıra sende. Oyna ki görelim yeni haberleri, acıları sevinçleri.

Beklemek çok zor.

Tercihler ve İnsanlar

İnsanların kalitesini belirleyen en önemli unsurlardan birisi yaptıkları tercihler ve olaylar karşısında verdikleri tepkilerdir. Her bir alternatif evren oluştuğu anda, daha faydalı, uygun veya iyi evrende bulunmak bizim elimizde.

Şu an yaşadığımız evren tercihlerimizle var.

Biz tercihlerimizle varız.

Tercihini yap.


Şişmanlık Sevimli Bir Şey Değildir!

(bu yazı Engin Ardıç üslubuyla yazıldığı için rahatsız edici gelebilir. Hoşunuza gitmezse bana ağlamayın: yargı yolu açık.)

Bazen etrafta birbirini "ay benim tontonum" ve benzeri gerzekçe ünlemlerle seven gayet uygun ölçülerdeki salakları görüyorum da içimden katliam çıkartmak geliyor. Vre gerzek! Şişmanlık hoş bir şey olsa turnike kurmuş olmam gerekiyor. Kaldı ki yanında gezgirdiğin avokado kılıklıdan tipim fersah fersah daha iyi.

Şişmanlığın hiçbir şirin tarafı olmadığı gibi performans gerektiren durumlarda da kötü etkiler gösterdiğini tahmin etmek zor değil. Ah pardon Mother Mary the Virgin! O taraklarda bezin olmadığını unutmuşum.

Behey embesilin evladı! Her "ay benim tontişim" ünlemiyle sevgi göterisinde bulunduğunda kafana tontiş kadar meteor düşmesini dileyen bir sürü kilolu dostum var.

Kafam da kafam...

(aldınız mı güzellemenizi? Kolay gele!)

Holivud'u Yesinler... Bere Yapıp Giysinler

En son rezilliği gördünüz mü? Hangi birini, diye soracaksınız tahminen. Dünyanın Merkezine Seyahat isimli Jules Verne eserini sinemaya uyarlamışlar. Ama hemen araya bir cinsel istismar öğesi olarak, maceranın içine hemen bir kadın yerleştirmişler.

Yâ gerizekalının evlatları, dümbeleklerin torunları!

Kitabı tarayın, okuyun; bakın bakalım hizmetçi ve Gertrude haricinde kendisinden birkaç farklı sahnede bahsedilen bayan karakter var mı? Sadece afişleri gördüm ve hayattan soğudum. Sizi gidi kapitalizmin kuçusu senaristler sizi. Verne'in kemiklerini sızlatıyorsunuz! Sizleri acur boyutunda yeniden yorumlayıp turşu kavanozlarına doldurmak lazım!

Defolun! Papaz pilava uyandı, birazdan sizi zenci gardiyanlarıyla kovalayacak!

Sinirlendiğimde... - İlk 10 - Birinci Perde

10 - Metroda 25 IQ ve altına hitap eden cinste şarkılar eşliğinde mevcudiyedini koruyan türksel bilgi makinelerini büyükçe bir balyozla dağıtmak.

9 - İstiklal Caddesi'ne keskin bir kılıçla dalarak etrafa boş boş bakıp poz kesenlerin Kol ve bacaklarını doğramak. Sensey Hanzo'ya ithafen...

8 - Hayattan beklentisi kalmamış bir 18 IQ civarındaki nüfus kütüğüne hasbelkader kaydedilmiş bir yaratığı alıp, iple sarmayalıp ayağına can simidi bağlayarak boğulup boğulmadığına bakmak.

7 - Olur da 8 numaralı maddede bahsettiğim müptezel yaşarsa, cadıdır deyip Ortaçağ usullerince yakmak.

6 - Tek işi, işlevsel insanların oksijenini yakmak olan malın birini alıp 12,7 mm'lik mermilerle yapılan atış talimlerine hedef olarak yerleştirmek.

...devamı gelecek.

Sakal Bıyık Olayları


Önce alıntı yapalım:

"Sakallıyı işe almam, diyenler ayırımcıdır"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Sakallı, bıyıklı adamı katiyyen işe almam" diyen Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç'a tepki göstererek, "'İşyerime sakallı ve bıyıklı olanı asla almam' diyenlerden yana olmadık. Bunlar ayırımcılığın ta kendisidir. Bugün dünyanın neresinde böyle ilkel anlayış var?" dedi.

4 Temmuz 2007 - Milliyet

- - - -

Canım Başbakanım,

Zat-ı âlileriniz su hizmetlerinden eve vana takmaya gelen şalvarlı ve çember sakallı devlet memurlarını olağan karşılıyor olabilirsiniz; ama biz karşılamıyoruz. Medeniyetin ölçütü, şer'i hükümlerle kafayı bozan birisinin buyurduğu ve sizin gibilerin taparcasına sevdiği gibi beden açma kapama değil, bedeni diğer insanlara saygı seviyesinde biçimli tutmakır. Kurduğu şirketin nasıl bir profil çizmek isteyeceğine yöneticisinin karar vermesi olağandır. Sonuçta dış görünüş kolaylıkla değiştirilebilecek şeylerdir. Hatta, okullarda tek tip kıyafet uygulaması vardır. Belirli tüzükler vardır. Herkes istediği gibi giyinemez. Sanırım bunları unutuyorsunuz.

Bir çalışana sakalını kes, bıyıkla gelme veya şekerim çok dekolte giyinmişsin, demek ayrımcılık değildir. Gayet medeni taleplerdir. Benim de şirketim olsa ve iş yaptığım iş kolu neyi gerektiriyorsa, ben de işçimi ona göre yönlendiririm. Bu sizin düşünce yapınıza sahip insanlarda görülen "az Allah'lıları" eleme, "çok Allah'lıları" işe alma gibi birşey de değil (malum, sizinkiler "Allahsız" tabir edilenleri pek sevmez). Ya da fiziksel engele sahip insanları dışlamak da değil.

Beni dinlediğiniz için teşekkürler Canım Başbakanım

- - - -

Sözün özü: Fol çok, yumurtada da geri kalmıyoruz maşallah.

Biri Beni Vursa...

...tahminen o kadar sevinirim ki, anlatamıyorum. Düşünsenize, sonsuz huzur sizinle. Hatta bu kavramo tnaımlayamıyorsunuz bile. Sadece belki bir an için çok hafif hissedersiniz. Tabii önce herşey biraz ağırlaşır, yavaş çekime döner hayat can çekişirken. Sonunda belki ılşığı görürüz. Belki işgüzar melekler meşhur kitaplarıyla gelirler.

Sorumnluluklardan uzaklaşır insan hayatla beraber. Akıp giden kanın yerini huzur mu doldurur hemen bilmiyorum ama...

Çok yorgunum. Sürekli saçma ve gereksiz sorumlulukların altında ezilmekten bıktım. Verdiğim yanlış kararların batırdığı iğnelerden bıktım. İşin kötüsü yaptıklarımın dışarıdan sürekli güzel karşılanmasından bıktım.

Bu bir acındırma girişimi değil. Gayet gerçekçi bir analiz ve durum gereği mantıklı bir duruş.

Diyorum ya, biri beni vursa tahminen müteşekkir olurum. Gerisini tabutu taşıyacaklar düşünsün. Çok da umrumda değil.

Benden geçmiş ama sizin gününüz yine güzel olsun.

Taze Yumurtalar

Dengir Bey Hergenekon davası için başlayan gözaltı hareketini değerlendirirken buyurdu: "Herkes bağımsız yargıya saygılı olsun."

Partine açılan dava bağımlı yargı mıydı? İki dakika makul olur insan. Çelişmeden dur yerinde, başka ihsan istemez.