Minik adaptörler önemli


Yarın gidiyorum ve 19 gün bu memlekette yokum. Yeterince rahatsız edici birkaç sağlık sorununu da yanıma paketledim bakalım. Çok düzelmesini beklemiyorum. Kafam çok çok daha iyi; en azından bir şeyleri kafaya takmıyorum. Rehabilite olamayan, düzelemeyen, sana saygı gösteremeyen aileden kaçmak ne güzel fikirmiş. Son bir yıldır eve pek uğramamış olmamı (diğer duygusal yüklerini bile hesaba katınca) doğru bir hareket olarak görüyorum. İnsan bir arada yaşamaya alışıyor da aile taklidi yapmaya alışamıyor.


19 gün boyunca elbette işlerime oralardan buralardan devam etmem gerekiyor. Aynı zamanda fotoğraf makinesi ve çevre ekipmanlar için de elektirk lazım. Teknik bir ayrıntı olarak hayatındaki tüm cihazlar evrensel gerilim aralığında çalışan bir insanım. 110-230 V arası elektrik verirsen çalışıyor misler gibi. :) Bunun için de o ufacık plastik adaptörlerden birkaç tane aldım. Yaptığı tek şey aslında ucu Amerikan biçimine çevirmek. En pratik ve kesin çözüm. Keşke DX.com'daki gibi yarım dolara falan alabilseydim ama işte son dakikaya bırakınca Bauhaus'a gidip parayı yığdık. :)

Az kaldı, 28 saat sonra uçak kalkıyor.

Domino taşları


Domino taşlarını dizip, üç beş tanesini devirince neden bütün dünya yıkılıyor ve durduramıyorum diye hayret eden insanları anlamıyorum. Biri ikiyi belki kurtarırdın ama sen bir sürü devirdin ve hepsi diğerlerini devirmeye başladı.

Anlamadın di mi? Anlasan güzel olurdu.


Living on a razor's edge...


...balancing on a ledge.



Yavaşla

Geçme zaman, işimiz var daha;
Görecek günler, çekilecek çileler var.
Bitmemiş sözlerimize izin ver diyelim,
Aldığımız nefesi bekle, verelim.
Akma zaman, geçme, biz de duralım.
Ömür geçiyor, zaman, sen biraz bekle.
Ya da biraz yavaşla, birlikte gidelim.