İnsan Hayatını Ne Zaman Gözden Geçirir?


Öncelikle bir hatırlatma: Bu komik bir yazı. Başlığa bakıp gerilmeyin. Tamam, hafif de trajik diyelim; ama eğlenceli olacak söz. Burada sayacaklarım hakikaten artık yirmi beş yaşına gelmiş bendenizin aklından geçtikçe hayatı sorguladığı noktalardır. Bu arada, "bende" sözcüğü, köle demektir. O zaman, Berkin hayatta yaptığı şeyleri ne zaman sorgular, neden ulan, neden diye başını taşlara vurur?

- Okul hayatınızda kimsenin bakmadığı veya bakmayacağı (hadi acil durumlar hariç) bir hatun kişinin sevgiliye sevgili demiyorsa...

- Lise vaktinde popülerliğiyle insanları etkileyen ve konuşkanlığıyla her türlü temaşada gördüğünüz, üstüne üstlük siz ortamlara açıldığınızda her fırsatta (istemese de) önünüze çıkan; bütün bunlardan sonra da herkesin gelecekte şovmen olur, diye baktığı arkadaşınızın gazı liseden sonra biter de kendi çapında takılmaya başlarsa ve sadece lisede sizin önünüzü kesmekle kaldıysa...

- Bilmem kaç yılınızı eğitime öğretime ayırdıktan sonra ekmeğinizi alaylı olarak kazanma durumuna geldiğinizde öğrendiğiniz ilk şey size para kazandıran firmaların başında genellikle sizden daha eski alaylılar olduğunu öğrenirseniz...

- Güzelliğin ne önemi var, önemli olan iç güzelliği diyen herkesin birkaç sene sonra dışı kusursuz görünen eşlerine iç güzelliği konusunda telkinlerde bulunmaya başladığını görürseniz...

- Bariz şekilde kusurları bulunan arkadaşlarının gönlünü almak için anlamsızca biz seni böyle seviyoruz diyen herkesin aslında zevklerinin çook farklı olduğunu her zaman en acı şekilde görüyorsanız...

- Dürüstlük nutukları atıp ilk fırsatta affedersiniz canlı yayında milletin kanını emen insanları görüp, başıma bela almayayım diye susuyorsanız...

- Doğru zamanda doğru yerde bulunan insanların şanslarına gıpta ederken anlamsız şekilde, sonsuz ihtimalli bir alternatif hayatlar düşüncesine dalıp her bir dönüm noktasını paradokssal ihtimalleri de hsaba katıp değerlendirirken saatlerinizi harcayabiliyorsanız...

- Yirmi beş yaşına gelip hayatta yaşanabilecek birçok şeyi henüz yaşamadığınızı fark edip "ulan erteledikçe daha da değerlenmiyormuş" fikrine anca vardıysanız...

- Bütün bu yazılanları düşünüp taşınıp bir gecede bir araya topladığınızı fark ettiyseniz ve ulan ne rezil bir hayatım varmış diye düşündüyseniz...

... bana mıydı ulan dünyanın garezi!?!.. demez misiniz? İşte, ben arada diyorum.

Sağlıksızlıktan Gelen Değişimin Sinyalleri

Yok artık, vücut bir yere kadar dayanıyormuş. Bu kadar yorgunluk üzerine gereksiz miktardaki ağırlık ve yük artık beni takatsiz bırakmaya başladı. Kalbimden garip sesler mi geliyor ne (kalbim gurulduyor diyeceğim neredeyse). Artık damarlar mı tıkandı, başka sorunlar mı var bilmiyorum ama değişim bir yerden başlamalı. Günde 16 saat bir şekilde iş başında geçirmek çok faydalı bir durum değil. Böyle giderse genç yaşta aranızdan yolcuyum (ulan şimdi birşey olsa hissetti de yazdı, ermiş bu falan derler arkamdan. Demeyin, basit bir perşembe çarşamba ilişkisi çünkü kendisi).

Dolayısıyla hayat tarzımın tamamen değişmesi gerekiyor. Bilgisayar başında daha az vakit, yürümeye gezmeye daha fazla vakit, gibi değişikliklere gitmem lazım. Artık ne olur ne olmaz bilmiyorum; ama işim buna engel olursa, onu da bir kenara bırakabilirim. Hiç önemi yok.

25 yaşında (ki daha var 25 olmama) baypas olmak çok iç açıcı bir fikir değil. Kaldı ki şu sıralarda sosyal güvenlikten yoksun olmam da işin ayrıca kötü bir tarafı. Bu durumda Polonya'ya nasıl vize aldın diye sormayın, ben de bilmiyorum.

Neyse umarım birkaç yıl daha hayatta kalırım; yapmadığım çok şey var ama yapasım var mı tartışılır. Neyse ipsiz bungeeden daha güzel şeyler düşünebiliriz.

Görüşmek üzere, muhteşem günler.

Asus'tan Sürücü İndirmek

Bir kere her yiğidin harcı değil. Çünkü açması zor. Kanser etti az önce. Yok abi Çinli'nin küreselleşmesini bekleme. Yerel siteleri bile Tayvan'da barındırıyorsan sen, reklamını Tayvan'daki sunucudan çektiriyorsan, yazık günah, kıyma bizlere.

Asus Türkiye ise bu duruma "Tayvan'ın İsteği" diyerek çaresizliğini anlatıyor. Artık buralara yazmamızın bir etkisi olur mu bilemiyorum ama ya kanserden ya veremden, öldürecek bizi.

Gerçi kalp ritmimde de hafif samba etkisi var ama durun bakalım ne zaman tekleyecek. Tayvan'da sunucu barındıran kürsel şirketlere selâm olsun diyor, bu gecenin sonunu şeediyoruz.